GENELGE 2005/108
 
              Bilindiği üzere ülkemizde, acil çağrılara hizmet veren kuruluşların (Emniyet 155, Jandarma 156, Ambulans 112 İtfaiye 110 Orman yangınları 110 vb) her birine ayrı birer acil çağrı numarası tahsil edilmiştir. Bu ise uygulamada, her bir olay için ayrı numaraların bilinmesi ve aranmasını zorunlu kılarak, karışıklıkların yaşanmasına neden olmakta; hızlı, ekonomik ve etkin iletişim ve ulaşım sağlanamadığı gibi, olaylara müdahale eşgüdüm sağlamada da ciddi güçlükler yaşanmaktadır. Bunun yanında, acil vakalarda tek bir numarasını aramaya alışık olan, gerek yurt dışında yaşayan milyonlarca Türk insanının,  gerekse turistik, ticari, resmi ziyaret vb. amaçlarla ülkemize gelen milyonlarca yabancı uyruklu insanın, ülkemizde yaşadıkları acil vakalarda hangi acil çağrı numarasını arayacaklarını bilmemelerinin getirdiği güçlükler dikkate alındığında konu daha bir önem kazanmaktadır.
                Oysa Avrupa Birliği Konseyi almış olduğu 29 Temmuz 1991 tarih ve 91/396 sayılı kararı ile; “112” hattının üye devletlerin entegre olmuş dijital hizmet ağlarında, mobil kamu hizmetlerinde ve umumi telefon ağlarında  “Tek Avrupa Acil Çağrı Numarası-Single European Emergency Call Number” olarak kullanımının teminini öngörmüştür. 1998, 2000 ve 2001 yıllarında alınan kararlarla da sistemin iyileştirilmesi yönünde eklemeler yapılmıştır.
                    Hemen bu ilk kararın akabinde üye ülkeler iç mevzuatlarını çıkartarak, 112 Acil Çağrı Merkezini oluşturarak, bütün acil çağrıların tek bir numara altında toplanmasını sağlamışlardır.
               AB Konseyinin belirtilen kararı doğrultusunda  Telekomünikasyon Kurulu 11.03.2002 tarihinde (2002/103 sayılı kararı ile) 112 numarasının ülkemizde de “Tek Acil Çağrı Numarası” olarak tahsis edildiği kararını almış ve bu kararını ilgili bütün kurum ve kuruluşlara bildirmiştir.
                  Kaldı ki, 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı 1897 nolu plan emrinde; “Kurumlara ait acil yardım irtibat telefonlarının, mülki idare amirlerinin gözetim ve yönetiminde ilgili kuruluşların da katkı sağlayıp görev üstleneceği, çok yönlü, ortak amaçlı ve sağlık hizmetleri ve itfaiye ile de irtibatlandırılmış merkezi bir 123 Alo İmdat sistemine dönüştürülmesi sağlanacaktır.” İfadesine yer verilmiştir.
                    Belirtilen kararlar dayanak gösterilerek, AB müktesebatına uyum çerçevesinde tek acil çağrı numarası oluşturma çalışmaları, 2003 yılında Hollanda Hükümetinin MATRA Projeleri kapsamında, anılan Ülke ile Bakanlığımızın işbirliği sonucu oluşturulan bir proje ile başlatılmıştır.
                Genel Müdürlüğümüzün koordinesinde, Sağlık Bakanlığı, Orman Bakanlığı, Telekomünikasyon Kurumu, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı  ve Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatının katılımı ile  yürütülen Projenin amacı, Türkiye’nin mevzuat uyumluluğunun sağlanması ve mevcut ihtiyaçlar seviyesinde 112’nin uygulanabilmesi için gerekli örgütsel ve teknik altyapının  geliştirilmesi ve güçlendirilmesi yoluyla Ülkemizin AB’ye katılımına katkıda bulunmaktadır.
                İlk planda pilot il olarak belirlenen Antalya İlinde uygulanacak projenin daha sonra çıkarılacak mevzuatla beraber bütün illerde uygulanması öngörmektedir. Ancak mevcut durumdan yeni sisteme geçişte, muhtemel karışıklıkları önlemek ve kullanıcıların yeni sisteme benimsemesine kadar eski sistem ile yeni sistemin beraber işletilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.
                Proje kapsamında kurulması planlanan 112 Acil Çağrı Merkezlerinde, akıllı haritalar, coğrafi bilgi sistemi, arayan numaranın adres ve hane bilgisi ile birlikte ekranda görülebilmesi, araçların harita üzerinde takibi vb. gelişen teknolojilerden yararlanılması düşünülmektedir.
                   Bu çerçevede, yeni sisteme geçişte illere kaynak aktarılamayacağı, ancak 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 6. maddesi çerçevesinde İl Özel İdare bütçesinden harcama yapılabileceği ve belediyeler ile işbirliği yapılması gerektiği hususları da dikkate alınarak, belirtilen konularda, illerin bireysel olarak yapmış oldukları veya yapmayı planladıkları altyapı, yazılım vb. çalışmaların112 Acil Çağrı Merkezleri ile entegrasyonu sağlayacak şekilde revize edilmesi, ileride dublikasyonların önlenmesi ve mevcut kaynakların rantabl şekilde kullanılması açısından büyük önem arz etmektedir. Şayet başlanılmış herhangi bir çalışma yok ise, belirtilen doğrultuda mevcut altyapının tespiti ve iyileştirilmesi, uygun bina tespiti veya inşa edilecek alanın tespiti ve bazı ön çalışmaların başlatılması, yeni sisteme geçiş için ,önemli bir adım olacaktır.
             Aynı şekilde, Türkiye Acil Durum Yönetim Genel Müdürlüğünce illerden kurulması istenen Kriz Yönetim Merkezlerinin, yeni yapılacak binalarda yada kapasitesi uygun olan ve tadil edilerek kullanılabilecek eski binalarda 112 Acil Çağrı Merkezleri ile birlikte konuşlandırılması hem ekonomik açıdan, hem de 7/24 hizmet verecek Acil Çağrı Merkezlerinin yetişmiş eleman, teknik altyapı vb. hizmetlerinden yararlanılması açısından büyük önem arz etmektedir. Böylece il yönetiminin afet ve krizleri etkin şekilde yönetme ve koordine etme imkan ve kapasitesi de en üst seviyeye ulaşmış olacaktır.